15 Mart 2009 Pazar

2009 FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası, 29 Mart'ta başlıyor

2009 yılı Formula 1 tarihinde önemli bir yere sahip olacak. Daha önceki senelerde pilot ve araç ağırlıklı değişen bu spor, bu sene yeni bir imaja sahip olacak.

Bu sene takım ve pilot dizilimlerinde büyük farklar yok. Değişen şeyler Honda’nın el değiştirmesi, David Coulthard’ın emekli olması ve Sebastien Buemi’nin gelmesinden ibaret. Ancak bu sene yeni kurallarla birlikte tam anlamıyla yeni bir seri izleyeceğiz.

Kural değişikliklerinden başlayarak yeni sezonun detaylarına inelim;

Yeni kurallar

Oluksuz lastikler, 11 yıllık aradan sonra geri dönecek. Oluksuz lastikler, oluklulara göre asfalt ile %18 daha fazla temas ediyor. Bununla orantılı olarak da yol tutuşu daha artıyor ve bu da tur zamanlarını olumlu etkiliyor.

En büyük değişiklikler ise kuşkusuz aerodinamikler. Yeni araçlar, geçen seneki F1 otomobillerden bağımsız, yeni bir seriye ait gibi duruyorlar.

Ön ve arka kanatlar tamamiyle yenilendi. Geçen sene yer ile arasında 15 cm olan ön kanatlar, bu sene 7.5 cm alçaklığında olacak. Ayrıca geçen sene 1.4 metre ve yaklaşık ilk oluğa kadar uzanırken bu sene 1.8 metre olacak ve otomobilin lastikler dahil bütün enini kapsayacak. Bunun yanında flaplar da artık pilotlar tarafından 6 dereceye kadar ayarlanabilecek.

Arka kanat ise 100 cm’den 75 cm uzunluğuna kadar daralacak, 85 cm’den 95 cm’ye kadar yükselecek. Daha önce arka aks çizgisini aşmayan difüzörler, bu sene 35 cm kadar daha geriye çekilecek ve daha uzun olacak. Bu da downforce ve tribülans’ı azaltacak.

Aerodinamikteki değişiklikler bunlardan ibaret de değil. Özellikle geçen sene iyice abartılan yan kanatçıklar ve bargeboard’lar 2009’dan itibaren yasak. Otomobiller, 2000’lerin başlarındaki gibi temiz olacak.

Güvenlik konusunda hala %100 sonuç alınamamasına rağmen KERS de gelişimini tamamladığı taktirde başarılı bir sistem olacağa benziyor. KERS (Kinetik Enerji Geri Dönüşüm Sistemi) denilen şey, otomobile yerleştirilen 24 kg ağırlığındaki bir aygıt. Bu aygıt, daha önce hızın düşürülmesi sonucu soğurulan ve kaybedilen kinetik enerjiyi depolayacak ve kokpitteki bir düğme aracılığı ile yeniden motora aktaracak. KERS’in 400 kj’e kadar kapasitesi var ve hem geçişlerde, hem de tur zamanlarında önemli olacak.

Sezon içi testler yasaklandı, CFD ve rüzgar tünellerine de sınırlamalar getirildi. Bu da takımların sezon içerisinde gelişmesini zorlaştıracak.

Motorlar da FIA tarafından sınırlandırılan konular arasında. Geçen sene 2 yarış kadar kullanılan motorlar, bu sene 3 yarış dayanmak zorunda. Ayrıca devirler de 18000 rpm’de sınırlandı.

2009 Gridi

Vodafone McLaren Mercedes >> 1 Lewis Hamilton, 2 Heikki Kovalainen
Scuderia Ferrari >> 3 Kimi Raikkonen, 4 Felipe Massa
BMW Sauber >> 5 Robert Kubica, 6 Nick Heidfeld
ING Renault >> 7 Fernando Alonso, 8 Nelson Piquet
Toyota Racing >> 9 Jarno Trulli, 10 Timo Glock
Toro Rosso Ferrari >> 11 Sebastien Buemi, 12 Sebastien Bourdais
Red Bull Renault >> 14 Mark Webber, 15 Sebastian Vettel
Williams Toyota >> 16 Nico Rosberg, 17 Kazuki Nakajima
Brawn GP Mercedes >> 18 Jenson Button, 19 Rubens Barrichello
Force India Mercedes >> 20 Giancarlo Fisichella, 21 Adrian Sutil

Bu sene pilot dizilimlerinde pek değişiklik olmayacak. Emekli olan David Coulthard’ın yerine Sebastian Vettel, Vettel’in Toro Rosso’daki koltuğuna ise Sebastien Buemi oturacak. Honda’nın yeni sahibi Brawn GP olacak, ancak ekipte çok değişiklik olmayacak.

Yeni kurallarla birlikte takımların daha çok birbirine yaklaşması bekleniyor. Testlerden anlaşıldığı kadarıyla doğru yoldayız.

Özellikle 2000’li yıllardan itibaren takımların arasındaki hız farklarının çok büyük olduğu açıktı. Bu özellikle 2005, 2006 ve 2007’de tavan yapmıştı. Ama geçen sene her takım, belirli pistlerde sürpriz yapabildi. Puan mücadelesi çok heyecanlı geçti ve önceki senelere göre çok daha güzel bir sezon izledik. Ferrari ve McLaren’in yanında BMW, Toro Rosso ve Renault da yarış kazandı; Force India pilotları dışında her takım en az bir kez podyuma çıktı, her pistte farklı bir pilotun ön plana çıktığını gördük. Ayrıca Ferrari ve McLaren arasındaki savaş da çok yakındı.

Bu sene Ferrari ve McLaren yine en büyük favori. Ancak BMW, Renault, Toyota, Red Bull gibi birçok takım da zirvede oynayacaklarını iddaa ediyorlar. Kış testlerinden alınan bilgiler hiçbir zaman sezonu %100 yansıtmaz, ama öyle görünüyor ki farklar daha da azalacak.

Kış testlerinden en başı dik çıkan takım Ferrari oldu. İtalyan ekip, hiçbir sorununu çözmeden bırakmadı ve hem Massa ile, hem de geri dönmeyi amaçlayan Raikkonen ile yeni kurallara ayak uydurdu. Massa, 2002’den beri her sene periyodik bir gelişme gösteriyor. Bu sene bu gelişimi gösteren Brezilyalı pilot, 2009’da da geçen sezondaki hatalarını telafi edecek, geçen sene kötü olduğu pistlerin sırrını çözmek için çalışacak. Massa bu sene de en büyük favori gibi duruyor. Ancak bu sene bir büyük rakibi daha olacak; Kimi Raikkonen.

Raikkonen, 2002 yılından beri sürdürdüğü ‘çift yıllarda başarısız olup, tek yıllarda başarılı olma’ geleneğine devam edecek gibi görünüyor. Geçen seneki başarısızlıkları, Fin pilotun daha çok hırslanmasına neden oldu, ki onun hırslandığında neler yapabileceğine daha önce şahit olmuştuk. Hangi pist, veya hangi araç olduğu fark etmez, sadece hırslanması yeterli…

McLaren ise her ne kadar kış testlerinde bir şey yapamıyor gibi görünse de herkes İngiliz ekibin bir şeyler sakladığını biliyor.

McLaren’in hala çözemediği bazı problemleri olduğu bilinen bir gerçek. Ve bu da özellikle ilk yarışlarda İngiliz ekibi kötü etkileyecek. Ancak testler, kesin gerçeği yansıtmaz, yani İngiliz ekibi tabi ki gridin en sonunda izlemeyeceğiz. Tabi ilk yarışlarda Ferrari’den bir adım geride göründüğü de gerçek. Eğer yine güçlü bir araca sahip olursa Lewis Hamilton, Ferrari pilotlarıyla sıkı bir savaşa girecek gibi gözüküyor. Ancak eğer aerodinamiğe hemen ayak uyduramazlarsa işleri çok zorlaşacak. Çünkü Renault, BMW ve Toyota çok küçük bir aralık içerisinde bulunuyor. Yani 2006'daki gibi bir McLaren izlersek, bu sefer birkaç takıma daha geçilme durumu var.

Bunda şüphe yok. Ancak Heikki Kovalainen’in durumu belirsiz. Geçen sene beklenenden çok daha düşük bir performans gösteren Fin pilot, bu sene çok önemli olacak.

Bu sene nerede olacağı bilinmemesine rağmen podyum seviyesinden aşağı olmayacağı tahmin edilen BMW Sauber de sezonun favorilerinden. Alman ekip, yeni kurallara yönelik çalışmalarına diğer çoğu takımdan erken başladı ve iyi ayak uydurdu. KERS ve Aerodinamik konularında en büyük avantaja sahip olan takım BMW gibi görünüyor. Bu sene oluksuz lastikler üzerinde iyi hakimiyet kurmayı başaran Heidfeld de en az Kubica kadar güçlü olacak. Geçen sene lastik konusunda bir türlü şanslı olmayan Alman pilot, bu sene neredeyse bütün kış boyunca bunun üzerinde çalıştı ve hızlı göründü. Benim tahminim Heidfeld’in Kubica’yı geçmesi yönünde.

Görünüş olarak ne kadar kötü görünse de R29 oldukça hızlı gibi görünüyor. Alonso’nun da şampiyonluk savaşına dönmesi halinde harika bir sezon izleyebiliriz, ki şu anda öyle görünüyor. Elf yerine Total ile çalışmaya başlayan Renault, aerodinamik konusunda farklı bir tasarım seçmiş. Bunun başarılı olup olmadığı Avusturalya Grand Prix’sinden önce bilinmeyecek. Geçen sene isteneni veremeyen Nelson Piquet’nin bu sene neler yapacağı yine bilinmiyor.

Toyota’nın da puanlamada nerede olacağını tahmin edemiyoruz. Ancak en az BMW ve Renault kadar güçlü görünüyor. Takım yıllardır yaklaştığı, ancak bir türlü alamadığı amacına bu sene ulaşabileceklerini iddaa ediyor. Takımdaki herhangi birine sorulduğunda Ferrari ve McLaren kadar hızlı olduklarını söylüyorlar. Bunun biraz hayala kaçtığı gerçek. Ancak yine de ilk galibiyet gelecek gibi görünüyor. Tek soru bunu kimin yapacağı; Jarno Trulli mi? Timo Glock mu? Trulli gerçekten zafere aç bir durumda. Bu sene istikrarlı bir biçimde ilk 8’i reserve edecek gibi görünüyor. Timo Glock’un ise podyuma çıktığı yarışlar da, sonuncu olduğu yarışlar da olacaktır. Geçen sene istikrarsız bir performans gösteren ve ayarları tutturduğu bazı pistlerde başarılı olan Alman pilot, bu sene Trulli’yi zorlayacağa benziyor.

Red Bull ve Toro Rosso da kış testlerinde favori takımlardan olarak göründüler. Sebastian Vettel’in teknik zekası ve yeteneği burada da işe yararsa, Red Bull ilk zaferine ulaşabilir. Webber ve Vettel’in istikrarlı topladıkları puanlarla birlikte Avusturalı takım puanlamada Renault, Toyota ve BMW’yi zorlayabilir.

Toro Rosso’da da Sebastien Bourdais geçen seneki sorunlarını çözüp puan toplamaya çalışırken Sebastien Buemi de GP2’deki performansını burada daha istikrarlı bir biçimde göstermeye çalışacak. Toro Rosso da düzenli puan alacak takımlardan görünüyor.

Force India ve Williams da bu sene en azından birkaç yarıştan puan çıkarmaya bakacaklar. Brawn GP ise kapalı bir kutu gibi.

Griddeki potansiyeli en yüksek ekiplerden biri olan Brawn GP, bu sene sonuncu da olabilir, birinci de. Testlere yaptığı hızlı giriş takımdaki herkese umut verdi. Ancak tabi ki bu takımın şampiyon olacağı anlamına gelmiyor. Görünüşe göre Brawn GP, Button ve Barrichello ile ilk senesinde istikrarlı bir biçimde puan toplayacak.

Takvim

29 Mart – Avusturalya GP – Melbourne
5 Nisan – Malezya GP – Sepang
19 Nisan – Çin GP – Shanghai
26 Nisan – Bahreyn GP – Sakhir
10 Mayıs – İspanya GP – Barcelona
24 Mayıs – Monako GP – Monte Carlo
7 Haziran – Türkiye GP – Istanbul
21 Haziran – Britanya GP – Silverstone
12 Temmuz – Almanya GP – Nurburgring
26 Temmuz – Macaristan GP – Hungaroring
23 Ağustos – Avrupa GP – Valencia
30 Ağustos – Belçika GP – Spa
13 Eylül – İtalya GP – Monza
27 Eyül – Singapur GP – Singapour
4 Ekim – Japonya GP – Suzuka
18 Ekim – Brezilya GP – Sau Paulo
1 Kasım – Abu Dabi GP – Yas Marina

Türkiye Grand Prix’i Haziran’a ve Çin Grand Prix’si de Nisan ayında düzenlenecek. Takvimdeki en büyük değişiklik ise Fuji’nin yerini yeniden Suzuka’nın alması. Pilotların favorisi Suzuka’ya F1 bu sene geri dönecek. Fuji ise sadece F1’i iki sene düzenlemek için Hermann Tilke tarafından katledildiği ile kalacak… Sezon finali ise bir riske atılacak; Abu Dhabi’deki daha hala inşaatı devam eden pistte yapılacak final, kimsenin tahmin edemeyeceği şekilde geçecek ve şampiyonu kestirmek daha zor olacak.

Yıllar sonra ilk kez rahatça 'Hakeden kazansın' diyebileceğimiz bir sezona giriyoruz...

page counter